Bireyler arasındaki bağlar insanların ihtiyaçlarından biridir (Daire ve ark., 2012). Her bireyin bağlanma şekli farklılık gösterir ve bu farklılıkları oluşturan dinamikler erken dönemde kurulan ilişkilerin bir yansıması olabilir (Dinero ve ark., 2008). Karşılıklı bağlar, ailelerin geleneksel yapılarına ve davranış biçimlerine dayanan öğrenilmiş bir davranış sistemiyle şekillenir; bu bağlamda ailedeki bozukluklar, bireylerin bağlanma tarzlarını etkileyebilir (Beattie, 1992). Literatürde fazlaca rastlanan “codependency” yani Türkçedeki karşılığıyla “karşılıklı bağımlılık” ya da “eş bağımlılık” kavramı hakkında birçok tanım yapılmıştır. Bu tanımlardan kapsayıcı ve açıklayıcı olanlardan biri O'Gorman (1993) tarafından geliştirilmiştir. Karşılıklı bağımlılık öğrenilmiş çaresizliğin bir biçimidir, karşılıklı bağımlılık bu açıdan bakıldığında bir tür ilişki bozukluğunu içermektedir (O’Gorman, 1993).
Karaşar’a (2021) göre ise karşılıklı bağımlılık kavramı başka bir kişinin davranışlarından etkilenmeye ‘hayır’ diyememek ve diğer kişinin davranışını değiştirme takıntısına sahip olmak anlamına gelir. Karşılıklı bağımlı bireyler, diğer insanların düşünceleri, duyguları ve ihtiyaçları gibi çeşitli durumlar için kendilerini sorumlu tutan kişilerdir. Problemleri olan insanlara yardım etmek zorunda olduklarını düşünen kişiler, diğer insanlar istemese bile önerilerde bulunabilirler (Karaşar, 2021). Başkalarına odaklanırken kendini ihmal eden bu kişilerin bu problemlerinin kökenine inildiğinde aile ilişkileriyle ilgili problemler görülmüştür (Prest ve ark., 2004). Martsolf ve arkadaşlarının (2000) yaptığı çalışma karşılıklı bağımlılık durumunun depresyon halini tetiklediğini göstermektedir. Bu ilişki bozukluğunu tespit etmek ve anlamaya çalışmak bireylerin iyi olma halini korumak ve mental durumu için önem teşkil etmektedir (Martsolf ve ark., 2000). Dengeli ilişkilerde kişiler birbirlerini desteklerler ve ilişkideki alma-verme ekonomisi eşittir (Murray ve ark., 2015). Ancak dengesiz ilişkilerde bu durum tam tersi olabilir ve kişisel sınırların belirsiz olduğu bu tür ilişkiler bağımlılık olarak tanımlanır (Fischer ve ark., 2008). Karşılıklı bağımlılık bu sebeple konuşulması gereken ve düzeltilmesi gereken bir konudur.
Karşılıklı bağımlılık kavramının geçmişten günümüze gelişinin tarihine kısaca bakıldığında 1930’lu yıllarda alkol bağımlılığının fiziksel bir bozukluk olarak kabul görmesiyle birlikte karşılıklı bağımlılık kavramın gündeme geldiği görülmektedir. 1950'li yıllardan itibaren ise alkol bağımlılığında bağımlı kişinin yanı sıra ailesinin ve çevresinde bulunan diğer bazı üyelerinde etkilendiğinin fark edilmesiyle beraber bu kavram daha da dikkat çeker hale gelmiştir (Milushyna, 2015). 1980'li yıllardan sonra ise bu kavramla ilgili çalışmalar daha da hızlanarak artmaya başlamıştır (Karaşar, 2020). Dolayısıyla karşılıklı bağımlılığın başlangıçta alkolik kişi ile eşi arasındaki işlevsiz ilişkiyi göstermek için kullanıldığı, daha sonra ise işlevsiz ilişkileri tanımlamak için kullanıldığı söylenebilir (Lindley ve ark., 1999).
Carson ve Baker (2009) tarafından yapılan bir araştırma, karşılıklı bağımlılığın çocuklukta yaşanan istismar türleri (fiziksel, cinsel, duygusal) ile ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu bulgu, karşılıklı bağımlılığın sadece yetişkin ilişkilerinde değil, aynı zamanda çocukluk dönemindeki travmalarla da bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır. Aynı zamanda karşılıklı bağımlılığın kökeninin erken dönemden başlayabileceğini gösterir.
O'Brien ve Gaborit (1992), karşılıklı bağımlılığın kimyasal bağımlılıkla sınırlı olmadığını, bağımsız olarak da var olabileceğini öne sürmüşlerdir. Bu, karşılıklı bağımlılığın yalnızca alkolizmle ilişkili olmadığını, aile üyelerindeki diğer bağımlılık türleri ve psikolojik bozuklukların da bağlantılı olabileceğini gösteriyor. Örneğin, Perst ve Storm’a (1988) göre, kompulsif yeme bozukluğu olanların eşlerinin yanı sıra, kompulsif içme bozukluğu olanların eşlerinde de birbirine bağımlı olma eğiliminde olduğu gözlemlenmiştir. Bu, bağımlılıkla ilişkili davranışların sadece bireyleri değil, aynı zamanda çevrelerini de etkileyebileceğini ortaya koymaktadır.
Potter- Efron ve Potter-Efron’a (1989) göre, karşılıklı bağımlı kişiler genellikle "alkolik, kimyasal madde bağımlısı veya diğer uzun vadeli, stresli aile ortamlarına" dahil olmaktadırlar. Bu, karşılıklı bağımlılığın sadece bireyler arası ilişkilerle sınırlı kalmayıp, daha geniş aile dinamiklerini de etkileyebileceğini göstermektedir. Bu bulgu, karşılıklı bağımlılığın aile içindeki diğer bağımlılık türleriyle nasıl etkileşebileceğini anlamamıza yardımcı olur. Yates ve McDaniel’e (1994) göre, bağımlı kişilerde sıklıkla görülen bir diğer özellik ise düşük benlik saygısıdır. Bu bireyler, kendi ihtiyaçlarını göz ardı ederek başkalarının ihtiyaçlarını çözmeye çalıştıkları için çeşitli psikolojik sorunlar yaşayabilirler. Bireyler, duygusal ve psikolojik yük altında kalabilirler ve bu yük depresyona yol açabilir (Fermani ve ark., 2020).
DSM-5’e (2014) göre depresyon; derin üzüntü, hiçbir şeyden keyif alamama gibi belirtilerle kendini gösteren bir durumdur (APA, 2014). Cullen ve Carr (1999) karşılıklı bağımlılık düzeyi yüksek kişilerin daha fazla psikolojik sorun yaşadığını ve daha yüksek düzeyde kaygı ve depresyondan muzdarip olduğunu gözlemlemiştir. Başka bir çalışmada karşılıklı bağımlılık ile depresyon arasında güçlü bir ilişki olduğunu ve depresyonlu kadınların %36'sının birbirine bağımlı olduğunu bulunmuştur (Martsolf ve ark., 1999). Bu araştırmalar, karşılıklı bağımlılığın psikolojik sağlık üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini ve depresyonla güçlü bir ilişki gösterdiğini ortaya koymaktadır.
Genel olarak bakıldığında “karşılıklı bağlanma” yani codependency bir ilişki bozukluğu durumudur. Çeşitli faktörlerden kaynaklanabilen ve kişiler için değişik şekillerde olumsuz birtakım sorunlara sebep olabilecek bir durumdur. İlişkilerde alma-verme dengesinin sağlanmasının önemini ortaya koyan ve bu konuda daha çok dikkat edilmesi gerektiğini ortaya koyan bir kavramdır. Henüz ülkemizdeki literatürde çok fazla bu kavram bazında çalışma olmamasına karşın bu kavrama olan ilgi her geçen gün artmakta olup kavramın sırları açığa koyulmaya başlanmıştır. Gelecekte yapılacak olan çalışmalarla birlikte bu kavramı detaylarıyla ele almak mümkün olacaktır.
Karşılıklı Bağımlılık Hakkında Kitap Önerileri
Codependent No More: How to Stop Controlling Others and Start Caring for Yourself, Melody Beattie
Bu kitap, bağımlılık ilişkilerini anlamak ve bu tür ilişki dinamiklerinden kurtulma yollarını öğrenmek isteyenler için temel kaynaklardan biridir. Yazar, bağımlılık ilişkilerinde başkalarını kontrol etme eğiliminde olan kişilere, bu davranış kalıplarını nasıl tanıyıp değiştirebileceklerini öğretir. Kitap, okuyuculara, başkalarının sorunlarını çözmek ya da onların yaşamlarını kontrol etmek yerine, kendi ihtiyaçlarını ön plana almanın ve bu sayede daha sağlıklı bir yaşam sürmenin önemini vurgulamaktadır. Yazar, bireylerin kendi iyilik hallerini nasıl sağlayabilecekleri, kişisel sınırlarını nasıl belirleyip koruyabilecekleri konusunda pratik öneriler sunar ve bu süreci açık, anlaşılır bir dille anlatır. Kitap ayrıca, okuyuculara bağımlılık ilişkilerinin duygusal ve psikolojik yüklerinden nasıl kurtulabileceklerini göstererek, kendi hayatlarında daha bağımsız ve özgür bir yol izlemeleri için rehberlik eder. Ancak, bu kitabın henüz Türkçe bir çevirisi bulunmamaktadır, bu nedenle orijinal dilinde okunması gerekmektedir.
Eşbağımlılıkla Yüzleşmek Nedir, Neden Kaynaklanır ve Hayatlarımızı Nasıl Sabote Eder?, Pia Mellody
Bu kitap, bağımlılık ilişkilerinin kökenlerine inerek, bu tür ilişkilerin bireylerin hayatlarını nasıl olumsuz yönde etkilediğini detaylı bir şekilde ele almaktadır. Yazar, eşbağımlılığın yalnızca bağımlı kişilere değil, aynı zamanda onların çevresindeki insanlara da zarar verdiğini vurgularlar. Kitap, bağımlılık ilişkilerinin psikolojik, duygusal ve ilişkisel boyutlarını analiz ederken, bu tür ilişkilerden kurtulma yollarını da tartışarak okuyuculara rehberlik eder. Yazar, okuyuculara bu olumsuz döngüyü kırmanın önemini ve bunu başarmak için gerekli adımları anlamalarına yardımcı olur. Ayrıca, bağımlılıkla ilişkili sorunların üstesinden gelmek için pratik stratejiler ve farkındalık geliştirmeyi teşvik eden öneriler sunar. Bu süreçte, bireylerin kendilerini tanıma, kişisel sınırlar oluşturma ve sağlıklı ilişki dinamikleri geliştirme konularında nasıl adımlar atabileceklerini açık ve anlaşılır bir dille anlatmaktadır. Kitap, İletişim Yayınları tarafından Türkçe olarak yayımlanmış olup, okuyucuların Türkçe dilinde bu kaynağa erişim sağlamasını mümkün kılmaktadır.
The New Codependency: Help and Guidance for Today's Generation, Melody Beattie
Yazarın orijinal "Codependent No More" kitabının günümüz koşullarına uyarlanmış versiyonudur. Yazar, bu eserinde modern yaşamın karmaşıklıkları arasında bağımlılık ilişkilerini yeniden ele alarak, teknoloji ve sosyal medyanın getirdiği yeni dinamikler ışığında konuyu derinlemesine inceler. Kitap, okuyuculara güncel hayatın getirdiği zorluklar karşısında nasıl daha sağlıklı ilişkiler kurabilecekleri ve bağımlılık döngüsünden nasıl çıkabilecekleri konusunda pratik öneriler sunar. Yazar, özellikle sosyal medyanın bireyler arası ilişkilerde oynadığı rolü ve bunun bağımlılık dinamiklerini nasıl etkilediğini vurgular. Modern dünyanın hızlı tempolu ve sürekli bağlantılı yaşam tarzında, bireylerin kendi sınırlarını nasıl koruyabilecekleri ve bağımsız bir kimlik geliştirebilecekleri üzerine odaklanır. Ancak, bu kitabın Türkçe bir çevirisi henüz bulunmamaktadır, bu yüzden orijinal dilinde okunması gerekmektedir.
Eş Bağımlılık for Dummies, Darlene Lancer
Yazar, kitapta öncelikle bağımlılık kavramını tanımlayarak, okuyucuların bu kavramı net bir şekilde anlamalarına yardımcı olur. Ardından, bağımlı ilişki dinamiklerini tanıma ve bu tür ilişkilerden nasıl kurtulabileceğimizi adım adım pratik örneklerle açıklar. Kitap, bireylerin bağımlılık ilişkilerinin etkilerini daha iyi anlamalarını sağlayarak, daha sağlıklı ve bağımsız ilişkiler kurmalarına yönelik rehberlik eder. Okuyuculara, eş bağımlılığın belirtilerini fark etmeleri, bu tür ilişki dinamiklerinden uzaklaşmaları ve kişisel sınırlarını güçlendirmeleri için kolay uygulanabilir stratejiler sunar. Bu kitap, Nobel Yaşam Yayınları tarafından Türkçe olarak yayımlanmıştır, böylece Türkçe dilinde de erişilebilir durumdadır.
Karşılıklı Bağımlılık Hakkında Film, Dizi ve Belgesel Önerileri
Siyah Kuğu, 2010
Psikolojik gerilim türünde bir film olup, karşılıklı bağımlılık ve içsel çatışmaları derinlemesine işler. Başrolünde Natalie Portman’ın canlandırdığı Nina Sayers karakteri, mükemmeliyetçilik ve bağlılık arasında sıkışmış bir balerin olarak, kendini daha karanlık bir dünyaya sürükler. Film, Nina’nın, balerin olma yolundaki baskılarla birlikte, rekabetçi ortamda çevresindeki insanlarla kurduğu sağlıksız bağımlılık ilişkilerini keşfeder. Özellikle annesi, dans partneri ve kendisiyle kurduğu psikolojik bağlar, karşılıklı bağımlılığın tehlikeli boyutlarını gözler önüne serer. Siyah kuğu, bireyin içsel çatışmalarının, dış dünyadaki ilişkilerle nasıl iç içe geçtiğini ve sağlıksız bağımlılıkların kişiyi nasıl tüketebileceğini etkileyici bir şekilde anlatan bir başyapıttır.
Marriage Story, 2019
Film, Nicole ve Charlie adlı bir çiftin boşanma sürecini, evliliklerindeki sevgi, çatışma ve karşılıklı bağımlılık üzerinden keşfeder. Los Angeles ve New York arasındaki mesafe, çiftin birbirinden uzaklaşmasına neden olurken, boşanma süreciyle birlikte duygusal acı, suçluluk ve özlem de derinleşir. Marriage Story, ilişkilerdeki güç dengesizliklerini, iletişimsizlikten doğan kırılmaları ve kişisel hedeflerle aile bağlarının çatışmasını etkileyici bir şekilde işler, çiftin birbirlerine duyduğu sevgi ile mevcut gerçeklik arasındaki zorlayıcı dengeyi gözler önüne serer.
Aşk ve Küller, 2010
Derek Cianfrance’ın yönettiği bu film, Ryan Gosling ve Michelle Williams’ın başrollerinde olduğu, bir çiftin evliliklerinin inişli çıkışlı yolculuğunu anlatır. Film, geçmişteki tutkulu başlangıçla şimdiki zamanın hüsranı arasında gidip gelerek, aşkın ve evliliğin nasıl evrimleştiğini gösterir. Karakterler, birbirlerine duydukları yoğun duygusal bağlılıkla birlikte, bu bağımlılığın ilişkilerini nasıl zorladığını ve zamanla karşılıklı beklentilerin nasıl değiştiğini keşfederler. Karşılıklı bağımlılığın evlilik üzerindeki yıkıcı etkilerini ve aşkın nasıl sorgulanan bir duyguya dönüştüğünü çarpıcı bir şekilde işler.
When a Man Loves a Woman, 1994
Bu film alkolizm ve karşılıklı bağımlılık temalarını işleyen bir dramdır. Filmde, Alice (Meg Ryan) ve Michael (Andy Garcia) evli bir çift olarak izleyici karşısına çıkar. Alice, alkol bağımlılığı ile mücadele ederken, Michael ise onu kurtarmaya ve kontrol etmeye çalışır. Bu durum, karşılıklı bağımlılık ilişkilerinin nasıl geliştiğini ve nasıl yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini gözler önüne serer. Karşılıklı bağımlılık açısından film, Michael'ın Alice'in sorunlarını çözmeye yönelik aşırı çabasının, kendi duygusal ihtiyaçlarını ve kişisel sınırlarını ihmal etmesine nasıl yol açtığını gösterir. Michael, Alice’in bağımlılığına odaklanarak, kendi hayatındaki dengeleri kaybeder ve ilişki içinde sağlıksız bir dinamiğin oluşmasına neden olur. Film, izleyicilere, bir ilişkide karşılıklı bağımlılığın nasıl ortaya çıktığını, bireylerin kendi ihtiyaçlarını geri plana atarak nasıl zarar gördüklerini ve bu durumun sonunda ilişkinin nasıl zedelendiğini çarpıcı bir şekilde anlatır. Alice ve Michael'ın karşılaştıkları zorluklar ve bu zorluklarla başa çıkma süreçleri, film boyunca derinlemesine incelenir.
Leaving Las Vegas, 1995
Bu film, alkol bağımlılığı ve bunun yol açtığı kişisel ve ilişkisel yıkımlar üzerine yoğunlaşan karanlık bir dramdır. Filmde Nicolas Cage, alkolizminin pençesine düşmüş ve hayatını tamamen kaybetmiş bir senarist olan Ben Sanderson’ı canlandırır. Elisabeth Shue ise Ben’in hayatına giren ve onu kurtarmaya çalışan bir seks işçisi olan Sera rolündedir. Film, bu iki karakterin derin bir trajedi içindeki ilişkisini ve eşbağımlılık dinamiklerini gözler önüne serer. Eşbağımlılık açısından film, Sera'nın Ben’i değiştirme veya kurtarma çabalarıyla Ben’in kendi yıkıcı davranışlarına devam etme isteği arasındaki gerilim üzerinden incelenebilir. Sera, Ben’i olduğu gibi kabul etmeye çalışırken, onun alkolizmle kendini yok etme yolunda ilerlemesini izlemek zorunda kalır. Sera’nın Ben’i kurtarma arzusuyla, kendi kimliği ve sınırlarını kaybetme riskiyle yüzleşmesi, eşbağımlılığın temel özelliklerinden biridir.
Beautiful Boy, 2018
Film, David Sheff ve oğlu Nic Sheff’in gerçek yaşam hikayelerine dayanan ve uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden bir ailenin yaşadığı zorlukları anlatan bir filmdir. Başrollerinde Steve Carell (David Sheff) ve Timothée Chalamet (Nic Sheff) yer almaktadır. Film, bir baba ve oğul arasındaki güçlü bağları ve bu bağların uyuşturucu bağımlılığı karşısında nasıl sınandığını gözler önüne serer. Karşılıklı bağımlılık açısından film, babası David’in oğlu Nic’i kurtarma çabalarıyla, Nic’in bağımlılığının neden olduğu yıkıcı döngü arasında sıkışıp kalışını ele alır. David, oğlunu kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışırken, bu süreçte kendi hayatını ve duygusal sağlığını geri plana atar. Film, bir ebeveynin, sevdiği birinin bağımlılığıyla nasıl başa çıkmaya çalıştığını ve bu mücadelede kendi sınırlarını nasıl zorladığını derinlemesine inceler.
Shameless, 2011
Bu dizi, bir ailenin geniş yapısını ve içindeki bireylerin alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı gibi sorunlarla mücadelesini konu almaktadır. Bağımlılıkla mücadele eden bireylerin ve ailenin bu süreçte nasıl etkilendiğini ve birbirlerine nasıl destek olduklarını göstermeyi hedeflemektedir. Bu dizi ile karşılıklı bağımlılık ve bağımlılık hakkında detaylı bir bilgi sahibi olmak ve bu kavramları farklı bir perspektiften bakarak görmek mümkündür.
Intervention, 2005
Bu belgesel dizisi, bağımlılık sorunu yaşayan kişilere yardım etmeye çalışan ailelerin ve arkadaşlarının hikayelerini konu almaktadır. Her bölümde, bağımlılıkla mücadele eden bir kişinin yaşamı üzerinden, çevresindekilerin aşırı korumacılık, kontrol etme ve kurtarma çabalarının nasıl karşılıklı bağımlılığa yol açtığı gösterilir. Bu süreçte, bağımlılığı olan kişi genellikle duygusal destek alırken, onu desteklemeye çalışan aile üyeleri, kendi duygusal sağlıklarını ve ihtiyaçlarını göz ardı ederek, kişisel sınırlarını aşarlar. Bu dinamik, karşılıklı bağımlılığın tipik bir örneğidir ve bir kişinin sorunlarını çözmeye çalışırken, başkalarının hayatları üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceğini ortaya koyar. Dizi, bağımlılıkla mücadele eden bireyler ve onları kurtarmaya çalışan yakınlarının karşılıklı bağımlılıkla nasıl etkilendiklerini ve bu süreçte oluşan sağlıksız ilişkileri derinlemesine irdeler. Bağımlılık ve karşılıklı bağımlılığı anlamak üzerine yapılmış etkileyici bir belgesel dizisidir.
Kaynakça
Amerikan Psikiyatri Birliği. (2014). Kişilik Bozuklukları. Ruhsal bozuklukların tanısal ve istatistiksel el kitabı, DSM-5 tanı ölçütleri başvuru el kitabı. Hekimler Yayın Birliği
Beattie, M. (1992). Codependent no more: How to stop controlling others and start caring for yourself. Hazelden Publishing.
Carson, A. T. ve Baker, R. C. (2009). Psychological correlates of codependency in women. International Journal of the Addictions, 29(3), 395-407. https://doi.org/10.3109/10826089409047388
Cullen, J. ve Carr, A. (1999). Codependency: An empirical study from a systemic perspective. Contemporary Family Therapy, 21, 505-526. https://doi.org/10.1023/A:1021627205565
Daire, A. P., Jacobson, L. ve Carlson, R. G. (2012). Emotional stocks and bonds: A metaphorical model for conceptualizing and treating codependency and other forms of emotional overinvesting. American Journal of Psychotherapy, 66(3), 250-310. https://doi.org/10.1176/appi.psychotherapy.2012.66.3.259
Dinero, R. E., Conger, R. D., Shaver, P. R., Widaman, K. F. ve Larsen-Rife, D. (2008). Influence of family of origin and adult romantic partners on romantic attachment security. Journal of Family Psychology, 22(4), 622-632. https://doi.org/10.1037/a0012506
Fermani, A., Bongelli, R., Canestrari, C., Muzi, M., Riccioni, I. ve Burro, R. (2020). “Old wine in a new bottle”. Depression and romantic relationships in Italian emerging adulthood: The moderating effect of gender. International Journal of Environmental Research and Public Health, 17(11), 4121. https://doi.org/10.3390/ijerph17114121
Fischer, J. L., Spann, L. ve Crawford, D. W. (2008). Measuring codependency. Alcoholism Treatment Quarterly, 8(1), 87-100. https://doi.org/10.1300/J020v08n01_06
Karaşar, B. (2020). Mediator role of the need for social approval in the relationship between perfectionism and codependency: A structural equation modeling study. International Journal of Contemporary Educational Research, 7(2), 40-47. https://doi.org/10.33200/ijcer.663837
Karaşar, B. (2021). Codependency: An evaluation in terms of depression, need for social approval, and self-love/self-efficacy. Kastamonu Education Journal, 29(1), 117-126. https://doi.org/10.24106/kefdergi.738845
Lindley, N. R., Giordano, P. J. ve Hammer, E. D. (1999). Codependency: Predictors and psychometric issues. Journal of Clinical Psychology, 55(1), 59-64. https://doi.org/10.1002/(SICI)1097-4679(199901)55:1<59::AID-JCLP5>3.0.CO;2-M
Martsolf, D. S., Hughes-Hammer, C., Estok, P. ve Zeller, R. A. (1999). Codependency in male and female helping professionals. Archives of psychiatric nursing, 13(2), 97-103. https://doi.org/10.1016/S0883-9417(99)80026-0
Martsolf, D. S., Sedlak, C. A. ve Doheny, M. O. (2000). Codependency and related health variables. Archives of Psychiatric Nursing, 14(3), 150-158. https://doi.org/10.1053/py.2000.6387
Mettler S. (2005, Mayıs). Intervention [Belgesel Dizisi]. A&E Networks. https://www.aetv.com/shows/intervention/season-1
Milushyna, M. (2015). Foreign studies of the codependency phenomenon. Humanities and Social Sciences, 20(22), 51-61. https://doi.org/10.7862/rz.2015.hss.19
Murray, S. L., Holmes, J. G., Griffin, D. W. ve Derrick, J. L. (2015). The equilibrium model of relationship maintenance. Journal of Personality and Social Psychology, 108(1), 93–113. https://doi.org/10.1037/pspi0000004
O'Brien, P. E. ve Gaborit, M. (1992). Codependency: A disorder separate from chemical dependency. Journal of Clinical Psychology, 48(1), 129-136. https://doi.org/10.1002/1097-4679(199201)48:1<129::AID-JCLP2270480118>3.0.CO;2-C
O'Gorman, P. (1993). Codependency explored: A social movement in search of definition and treatment. Psychiatric Quarterly, 64(2), 199-212. https://doi.org/10.1007/BF01065870
Perst, L. A. ve Storm, C. (1988). The codependent relationships of compulsive eaters and drinkers: Drawing parallels. American Journal of Family Therapy, 16, 339-349.
Potter-Efron, R. T. ve Potter-Efron, P. (1989). Assessment of co-dependency with individuals from alcoholic and chemically dependent families. Alcoholism Treatment Quarterly, 6(1), 37-57. https://doi.org/10.1300/J020V06N01_04
Prest, L. A., Benson, M. J. ve Protinsky, H. O. (2004). Family of origin and current relationship influences on codependency. Family Process, 37(4), 513-528. https://doi.org/10.1111/j.1545-5300.1998.00513.x
Yates, J. G. ve McDaniel, J. L. (1994). Are you losing yourself in codependency? The American Journal of Nursing, 94(4), 32-36. https://doi.org/10.2307/3464716